" Yüreğinde bu dünyada söz dinleyip kimseyi gücendirmediği zaman insanı ne kadar iyi yaşadığını hissediyordu, demek ki öteki dünyada da her şeyi İyi olacaktı."
"Yakışıklı, mutlu, varlıklı olması ve bu yüzden kimseyi sevmemesiydi onda hoşuma giden. Biz atlara özgü bu ulvi duyguyu siz de iyi bilirsiniz. Soğukluğu, acımasızlığı, ona bağımlılığım duyduğum sevgiyi daha da güçlendiriyordu. Öldür, çıkar canımı, diye düşünürdüm iyi günlerimizde, daha da mutlu edersin beni."
"Başıma gelenler öyle adaletsiz, öyle zalimaneydi ki Hrenovo'dan çıkarılıp bana yuva ve sevinç demek olan her şeyden ebediyen koparıldığıma sevindim. Aralarında kalmak çok gücüme gidiyordu. Onları bekleyen aşk, saygı ve özgürlüktü, beniyse iş ve aşağılanma, aşağılanma ve iş, hem de yaşamımın sonuna kadar! Ne için? Alacalı olduğum ve bu nedenle birinin atı olmam gerektiği için."