"İnsan hayatını işler değil sözler yönlendirir. Bir şey yapma ya da yapmama imkânından ziyade farklı meseleler üzerine aralarında belirledikleri kelimelerle konuşmayı severler. Çeşitli şeyler, varlıklar ve nesneler, hatta toprak, insan ve atlar için kullandıkları ve pek mühim saydıkları kelime benim kelimesidir. Aynı şey için aralarında kimin benim diyeceğini kararlaştırırlar. Ve üzerinde anlaştıkları bu oyunda, en çok şey için benim diyebilen en mutluları sayılır. Neden böyledir bilmiyorum, ama böyledir işte. Eskiden, uzun bir süre aleni çıkarla açıklamaya çalışırdım bunu kendime, ama haklı olmadığım ortaya çıktı."
"Fakat yaşlılığı, sıskalığı, çirkinliği alacalı iğdişin suçu muydu? Olmamalıydı aslında... suçunun bir ömrü geride bırakmak olduğunu, şimdi de bu ömrün bedelini ödemesi gerektiğini kabul ediyordu..."