"Yani ağabey, ruh denilen şey hiçbir şey değil mi ki?
Yok hayır, yani o cam gibi bir şey mi ki?
Cam şeffaf ve kolay kırılan bir şey. Bu camın doğasıdır. Bu yüzden cam eşyaları dikkatli kullanmamız gerekir. Çünkü çizilir ya da kırılırsa kullanılamaz hâle gelir ve atılır gider.
Eskiden kırılmaz camlarımız vardı bizim değil mi? Onlar cam mıydı başka bir şey miydi emin değilim ama şeffaftı, sağlamdı ve gerçekti. Demem o ki ağabey, bizler kırılacak bir ruha sahip olduğumuzu gösteriyoruz değil mi? Gerçek camdan yapılmış insanlar olduğumuzu ispatladık."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Siz bilir misiniz, insanın kendisinin tamamen temiz ve iyi bir varlık olduğu hissinin ne kadar güçlü olduğunu? Vicdan denilen göz alıcı parlaklıktaki mücevherin alnıma çakılmış gibi olduğu o ânın parlaklığını?"
"İçlerinden biri kendi kamyonetini alıp gelinceye kadar merdivenlerde oturup düşündüm. Silah tutup tutamayacağımı, namluyu bir insana doğrultup tetiği çekip çekemeyeceğimi düşündüm. Askerlerin elindeki binlerce silahın yüzbinlerce insanı öldürebilmesini, demir merminin vücudu delince insanın yere yığılmasını, sıcak bedenlerin soğumasını düşündüm."