Bos yere hayatimizin farkli olmasini diliyor,kendimizi baskalariyla ve kendimizin farkli versiyonlariyla karsilastirip duruyoruz.Ama gercekte cogu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü.
Bize çılgın Türkler gerekmiyor artık.Bize aklı basında , efendi, dinlemeyi ve konuşmayı bilen Türkler gerekiyor.Türkiye yetimhanesinde artık masallarla avunma zamanı geride kaldı.Zehirli dil bu ülkenin matbuatından,yayın istasyonlarından,siyasetinden, gündelik hayatından tasviye edilmeli.
Kadere karşı sigortalanamayız. Istırap bir öğretmen.Tahammül ve direnç insanın erdemleri.Bir ağrıyo bedenimizde gezdirip dinlendirerek te olgunlaşırız.Bir hüzün nöbetinden güçlenerek de çıkabliriz.Ve nihayet hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir.