"Kendini ve etrafındakileri kemirip yemediğin bir an bile yoktur. Elinde olmayarak, sürekli önüne geleni yıkarsın. En masumane bir gezintin bile binlerce zavallı böceğin hayatına mal olur. Bin bir zahmetle meydana gelmiş karınca yuvalarını bozmak, küçük bir dünyayı mezara çevirmek için bir adım atman yeterlidir."
"Şu zavallı varlığımızı sürdürmekten başka hedefimiz yok, salt ihtiyaçlarımızı gidermekle uğraşıyoruz, başka bir şey yaptığımız yok. İcimizin rahat ettiği zamanlardaki sakinlik, boyun eğişten geliyor. Böylelikle zindanlarının duvarlarına güzel resimler, iç açıcı manzaralar çizen mahkumlara benziyoruz."
"Uzaklık ne ise, gelecek zaman da odur! İçimizde belirsiz bir enginlik doğar, gözümüz nasıl dalarsa duygularımız da bu enginliğin içine öyle kayar. O zaman kendimizi bu duyguya iyice kaptırmak, bu tek, yüce ve tatlı duygunun sevinci ile içimizi doldurmak için yanıp tutuşuruz. Oraya koşup erişince de, aslında değişen bir şey olmadığını görürüz . Kendimizi yine yoksulluğumuzun, sıkıntımızın içinde buluruz. Ruhumuz da kaçıp giden mutluluğun özlemini çeker durur.