Gidiyorum, içimde bir belirsizlik duyuyorum. Karar verecek cesaretim yok. Yeteneğimden kuşku duymasaydım... Ama hiçbir zaman, evet hiçbir zaman bu çeşit bir şey yazmadım.
Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine gitti;radyo dinleyerek akşam gazetelerini okuyorlar. Sona eren Pazar günü, ağızlarında bir kül tadı bırakmıştır. Daha şimdiden Pazartesi’yi düşünüyorlar. Ama benim için ne Pazartesi ne de Pazar var. Günler ite kaka sürüyor birbirlerini..
Hiçbir şey değişmedi, ama yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. Anlatamıyorum. Bulantıya benziyor bu, ama aynı zamanda onun tam tersi.