Öykü vejeteryan olmaya başlayan bir kadının hayatını nasıl değiştiğinden bahsediyor girişte kocası ilk defa onun özel bir insan olduğunu söylüyor bunu vejeteryan olmasından sonra duyuyoruz et yeme eyleminin toplumda kadına yönelik yapılan her türlü baskı şiddetle bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Kadının hayatında rutini bozan şey vejeteryan olmasıdır. Hayvanlar üzerinde kurduğumuz hakimiyetin kadınlar üzerinde de kurulduğunu görüyoruz bu şekilde ataerkil düzende her türlü şeye Hakkı olduğunu düşünen bir insan topluluğu yaratıldığını söyleyebiliriz. Ve bu mantıksal kılıflara sokularak topluma dayatılmaya çalışılıyor mesela et yemek bir ihtiyaç veya kadın çalışmamalı belirli bir düzen olmalı onun dışına çıkmak yanlışmış gibi dayatılıyor. Yazarımız başta basit bıraktığı karakteri ondan sonra ataerkil düzenin kendi yarattığı kalıplarla özne haline getiriyor bunu şuradan söyleyebiliriz mesela kadın sütyen takmadığı zaman et yemediği zaman sofrada onun hakkında konuşulmaya başlıyor bu ve bunun gibi bir çok şeyle yazarımız karakteri farklı bir konuma sokuyor. Kadının hayatında söz sahibi olmaya başlamasıyla birlikte daha önceki travmalarını da açığa çıktığını söyleyebiliriz masada babası zorla et yedirdiği zaman anlıyoruz ki küçükken bu adam ona şiddet uygulamıştır ablası ve kardeşi bir şekilde bu şiddetten ve baskıdan uzak durabilmişse de karakterimiz fazla direnememistir. Her türlü onu içine çeken karanlığa sürükleyen topluma karşı kendi dünyasını kurmuş ve bu şekilde var olmaya çalışmıştır ve kendini bir ağaç olarak görmesini şuna bağlıyorum ağaç ne kadar büyür ve güneşe yakınlaşırsa kökleri o kadar karanlığı saplanır karakterimiz de ne kadar kendini var etmeye toplumda söz sahibi olmaya çalışsa da bu bedenle de olsa basit bir şekilde de olsa toplumda daha çok
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma