Eğer aranızdan biri çıkıp da sahnede sanatını icra eden oyuncunun maskesini -yüzünü seyircilere teşhir amacıyla- indirecek olursa oyunun içine etmiş olacağından kuduz it gibi taşlanmaz mı? Birden her şey yeni bir çehreye bürünür: Az önceki kadın bir erkek, delikanlı bir ihtiyar, kral kaşla göz arasında garibanın teki ve Tanrı da İblis'in ta kendisi oluverir. Sonuçta yanılgılardan yoksun kalan oyun anlamını tamamen yitirmiştir -demem o ki maske ve makyajdır izleyenleri büyüleyen. Hayat da tiyatro oyununa benzer bir şeydir, maskesi düşene kadar herkes bu oyunu sürdürür. Hayattır nitekim insanlara olduklarından farklı roller biçen: Az önce morlar kuşanmış bir kral olan bir bakarsınız paçavralar içinde bir köle oluvermiş. Bir yanıltmacadır sürüp gider, ama bir komediden de başka bir şey beklenemez doğal olarak.
Eğer göz, kulak, kalp ve gönül de birlikte tıkınmıyorsa, kahkahalar ortalığı kasıp kavurmuyor, şaka ve nükte gırla gitmiyorsa, o vakit önüne yığılmış onca çerez, turta ve birbirinden leziz envai çeşit yiyecekle mideyi tıka basa doldurmanın ne anlamı olabilir ki Tanrı aşkına?