Spoiler içerecek :
Önce filmi izlemiş biri olarak, merak edenler için yazayım, kitapla filmin ismi dışında ortak yönü pek yok. Gelelim kitaba:
Kitap, yazarlık ile boş gezenin boş kalfalığı arasında gidip gelen bir adamın (bu benim tanımım:) sevdiği kadın tarafından terkedilmeden hemen öncesi ile terkedildikten kısa bir süre sonrası arasındaki süreçteki düşünce dünyasını anlatıyor. Kitap, adamın yazmayı düşündüğü kitap gibi yarıda kalmışlık hissi ile aniden bitiyor. Şöyle diyeyim, kitabın yazarı da kitabı tam bitirmemiş, yazarın yazdığı yazar da yazdığı kitabını tam bitirmemiş, Müzeyyenle ilişkisi de tam bitti mi belli değil.. Zaten son cümle de: bitse ne olur bitmese ne... : ) Okumayanların beyni yanmış olabilir şuan, özetle ben kitabı beğendim ama niye beğendim anlamadım, çok da matah bir hikaye yok aslında ama yazarın dili hoşuma gitti.