Mevlana Celaleddin Rûmî'ye atfedilen bir sözde: "Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin Kâbe yıkmaktan daha kötüdür.” der. Bu cümleleri duyduğumuzda birçoğumuz bunu sadece diğer insanların kalbi için söylendiğini düşünür. Peki ya kendi kalbimiz? Diğer herkesin kalbini Rab yarattı da, kendimizinki başka türlü mü oluştu? Hayır! Kendi kalbimiz de Rabbimizin nazargahıdır. Bir kalbin kırılmaması gerekiyorsa, kendi kalbimiz de buna dahildir. Yazar da bu kitabında, yaptığımız hatalara karşı acımasızca davranmanın olumsuz etkilerini anlatarak, öz şefkatin önemine değiniyor. Bu kavramları anlatırken kendi hayatından, hatalarından, yüzleşmelerinden bahsederek sohbet havasında bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca bölümlerin sonlarında verdiği alıştırmalarla, ruhu sağlıklı yollara yönlendiren çözüm seçenekleri sunuyor.
Yazar ilk olarak kişinin kendine olan nezaketinden başlıyor.Ona göre insanın kendine gösterdiği şefkat bir ödül değildir. İnsan olmanın doğal ihtiyaçlarından biridir. Hata yaptığımızda ya da acı çektiğimizde, başkasına olmadığımız kadar acımasız olabiliyoruz. Modern dünyanın sapladığı mükemmellik aşısına direnemediğimiz için bazen kendi kalbimizi defalarca kırabiliyoruz. Oysa biz insanız... Zaman zaman yetersiz, hata yapan ve kusurlu varlıklarız. İnsaniyetimiz bunları yargılayarak değil, sarıp sarmalamanın şifasıyla yüceliyor. Öz şefkat bizim korunaklı yuvamızdır. Dışarıda fırtınalar koparken, hataların, yenilgilerin devleşip yüreğimizi ezdiği zamanlarda o yuvaya sığınmak, şifa bulmaktır. Mükemmel olmama hakkını kendine iade etmektir. Öz şefkat, Rabbimizle kurduğumuz o sessiz ama en güvenli bağı görerek, onaylanmayı ve başkasının gözünde temize çıkmayı beklemeden, sırf var
❝ Hayattan korkunuz olmasın. Bir gün gelecek bu mutsuz yıllarınız size şu karşıdaki bulut gibi uzak görünecek. Güneş ışığında durup eski acılarınıza güleceksiniz...❞
Sayfa 193 - Neşe, mutluluk vakti de gelir; sıkıntı ve keder mevsimi de geçer.|| Başlık Şeyh Galip'e aittir·Kitabı okuyor
❝ Onda değerli bir şeyler bulmaya çalıştım, saygın, şerefli. Sonra kandırıldığım için öfkeye kapıldım. Geçmişte bu kadar dayanılmaz bir yalnızlığa maruz kalmasaydım bu kadar gözü kapalı davranmazdım dedim kendi kendime...❞
Sayfa 183 - --> Hiç böyle bir duruma düşmemiştim.||| Başlık alıntıya dahildir·Kitabı okuyor
"Bunu daha önce nasıl olup da göremediğimi merak ediyor olabilirsiniz. Sanırım görmüştüm.Ama bir şeyi görmek o şeyi kabul etmek değildir. Bir beyefendinin evinde bir beyefendi gibi duruyordu. O handa onu ilk kez olduğu gibi gördüm. Oradaki renginin de diğer renklerinden çok daha doğal olduğunu anladım."