Sinan

Sinan
@February
Ruhun kaderi değişir, yelkovan ilerler, tragedya başlar... ( F. Nietzsche) Ben uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum. (W. Shakespeare)
En yüce ve en güçlü dürtülerde, tutkuyla ortaya çıkıp, bireyi ortalamanın çok ötesine ve sürü bilincinin düzlüklerinin çok yükseğine sürüklediklerinde, topluluğun benlik duygusu yok olur, kendine inancı, adeta omurgası parçalanır; bunun sonucunda tam da bu dürtüler adamakıllı damgalanırlar ve onlara kara çalınır. Yüksek bağımsız tinsellik, yalnız durma istemi, büyük akıl zaten tehlike olarak duyumsanır; bireyi sürünün üstüne çıkartan ve komşuda korku uyandıran her şeye bundan böyle kötü denir; ucuz, mütevazı, hizaya giren, kendini eşitleyen zihniyet, arzuların vasatlığı ahlaki unvana ve onura sahip olur... Daha da çok "koyun" saygı kazanır.
Sayfa 115 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ahlaki değer yargılarında egemen olan yararlılık yalnızca sürü-yararlılığı olduğu sürece, bakış sadece topluluğun sürdürülmesine yönelik olduğu sürece ve ahlaka aykırılık tam ve kesin olarak topluluğun bekasına tehlikeli görünende arandığı sürece: henüz bir "komşuyu sevme ahlakı" var olmaz.
Sayfa 114 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
İhtiyacı olan kişilere adeta kendi mallarıymış gibi davranırlar, bir mülkiyet talebiyle genel olarak iyiliksever ve yardımsever olmuşlardır.
Sayfa 108 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Bir düşünce "Ben" isteyince değil "o" isteyince de gelir, böylece: "Ben" öznesinin "düşünüyorum" yükleminin koşulu olduğunu söylemek, gerçeğin çarpıtılmasıdır.
Sayfa 21 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Herkese hitap eden kitaplar daima pis kokan kitaplardır!
Sayfa 39 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu