Fecri Toran

Çıktığım dağlar küllenirdi içimde sessiz serin sulara inerdim ceylanlardan önce sular yıkayabilirdi beni o zamanlar güneş alırdı içimin avlusunu uyurken sızlıyor içimdeki can: kanlısıydım öldürdüm çoğaldı düşlerim uyuduğum uyku artık ikimizin yerine sanki o sağ ben ölüyüm her gece her gece her gece Murathan Mungan #Geceyebirşiirbırak
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Geyikler ve Lanetler
9/10
·178 syf.··
2026 3. kitabı
Murathan Mungan – Geyikler Lanetler Üzerine Murathan Mungan’ın 1992 yılında yayımlanan tiyatro eseri Geyikler Lanetler, yazarın Mezopotamya Üçlemesi olarak adlandırdığı oyun dizisinin son halkasını oluşturur. Bu üçleme; 1980 tarihli Mahmud ile Yezida, 1982 tarihli Taziye ve Geyikler Lanetler’den meydana gelir. Yaklaşık on iki yıllık bir yazım sürecinin ürünü olan bu oyun, bir aşireti yöneten ailenin dört kuşak boyunca taşıdığı lanetin hikâyesini anlatır. Ancak söz konusu “lanet”, yalnızca metafizik bir kader motifi değildir; törenin, iktidarın ve ataerkil soy zincirinin kuşaktan kuşağa aktarılışının dramatik bir ifadesidir. Mungan, doğup büyüdüğü Mezopotamya coğrafyasının efsanelerinden, ağıt geleneğinden ve halk anlatılarından beslenerek modern bir tragedya kurar. Geyik motifi, eserde hem kutsallığın hem masumiyetin hem de uğursuz yazgının sembolü olarak belirir. Bu yönüyle oyun, Anadolu ve Mezopotamya folklorundaki mitolojik damar ile çağdaş tiyatro estetiğini buluşturur. Dil açısından eser, klasik dramatik yapıdan çok şiirsel bir örgüye yaslanır. Mungan’ın şair kimliği metnin her satırında hissedilir; diyaloglar yer yer ağıt formuna yaklaşır, ritmik ve lirik bir anlatım kazanır. Böylece metin yalnızca bir aile trajedisini değil, bir coğrafyanın kolektif hafızasını sahneye taşır. Dört kuşak süren lanet, aynı zamanda erkek egemen iktidar anlayışının sorgulanmasıdır. Kadınların bastırılmış sesi, törenin dayattığı kader ve soyun devamına ilişkin saplantı, eserin temel çatışma alanlarını oluşturur. Bu bakımdan Geyikler Lanetler, geleneksel yapı ile bireysel trajedi arasındaki gerilimi güçlü bir biçimde ortaya koyar. Mungan’ın eseri “biriktirdiğim her şeyi verdiğim bir yapıt” sözleriyle tanımlaması, bu metnin onun edebi dünyasında bir doruk noktası olduğunu gösterir.
Edebiyat
Geyikler LanetlerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 1992347 okunma
Çok Doğru söylemişsin Nicoleciğim ;)
“Bazen en zor olan şey bırakmak değil, yeniden başlamayı öğrenmektir.” Nicole Sobon #GeceyeNotum
Duygu ve Düşünce
Böyledir bizim sevdamız.
“Beni sevdiğin günleri gölgesiz sayamam; sensizliğin rüzgârında savrulurum her gece.” Pablo Neruda
Alıntı