Tiyatrosunu çok beğenip kitabını okumaya karar verdiğim, bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum eser. Tiyatrosu 10/10du kesinlikle. O yüzden bu kitabın bahtına 9 düştü.
Annelerin çocuklarına kızıp ‘ölsem de kurtulsam’ diyerek duygusal istismar yapmasına takıldım biraz. Hangimiz şunu duymamıştır ki. Kitabın her yerinde olmasa da bazı yerlerinde kendinizi bulduğunuz, çocukluğunuzu sorguladığınız, çevrenizde de oradaki karakterlerden bir kaçının olduğunu görmek çok gerçekçi. Kitabın diliyse o kadar masalsı ki, o kadar kötü şeyleri öyle güzel bir ironiyle anlatmış.
Kitabın konusunu spoiler vermeden anlatmak gerekirse, köyden şehre göçen bir aileyi dışarıdan bir gözle anlatıyor. Şehirde tutunma çabaları, iş güç sahibi olmaya çalışmaları, geçinme derdi, köydeki adetlerden kopamama, o Anadolu kafasından çıkıp şehre ayak uyduramamaları öyle naif ki. Anlattığı şeyi okurken gülümsüyorum ama düşününce cümleyi içim acıyor. Eminim hala böyle olan bir süre aile vardır. Bu ailelerde büyüyen ve arafta kalan çocukların hayatlarına ışık olmuştur biraz. Yazarın kalemine sağlık. Diğer kitaplarını da okumaya çalışacağım