"Toprağa verdikleri bir tabutun içinde aniden hayata dönerek, çığlıklar ve tepinmeler eşliğinde tabutu yumruklayan, vakitsiz gömülmüş birinin ruh haline bürünmüştü: Yukarıdakiler sesini duymuyor, insanlar belli belirsiz adımlarla üzerindeki toprakta yürüyor, kendi sesiyse yalnızlığın içinde boğuluyordu."
"Aklında tek bir soru, sarkaç salınımına benzer tek bir sözcük yankılanıyordu: Neden, neden, neden, neden? Tanrı neden onu bunu reva görmüştü? Bu kadar mı çok günahı vardı?"