Genelde kadınlar, erkeklerden daha yufka yürekli olsalar da (kadınlarda suç oranlarının daha düşük olmasından da anlaşılacağı gibi), otoriteye karşı daha itaatkârlar; bu iki eğilim birbirini bir şekilde dengelemiş olabilir.
Çarpıcı son bir örnek vereceğim, bu defa yayıncılarla ilgili. Jerzy Kosinski’nin Adımlar adlı romanı, 1969’da kurgu dalında Amerikan Ulusal Kitap Ödülü aldı. Sekiz yıl sonra bir şakacı kitabı yeniden yazdı ve dosyayı, başlıksız halde ve sahte bir isimle, kitabı ilk yayımlayan Random House da dahil olmak üzere, ABD’deki başlıca on dört yayınevine ve on üç edebiyat ajansına gönderdi. Gönderilen yirmi yedi kurumdan biri bile kitabın zaten yayımlanmış olduğunu fark etmedi. Dahası yirmi yedisi de dosyayı reddetti. Halbuki tek eksiği hale etkisi yaratacak “Jerzy Kosinski” ismiydi: isim olmayınca önemsiz bir kitap gibi görülmüştü.
Eğer bir kişi ilk karşılaşmanızda kötü bir ruh hali içindeyse, sonrasında daha hoş tavırlar sergilese bile ona karşı olumsuz önyargılar taşımanız muhtemeldir. Mülakat yapanların adaya dair izlenimlerinin yaklaşık bir dakika içinde oluştuğu ve görüşmenin geri kalanının izlenimi teyit etme çabasıyla geçirildiği saptanmıştır.