Burçak

Bana bak, bana emredip durma, ben senin cariyen değilim, senin kadar çalışıyorum, sana yakın para kazanıyorum, senin kadar eği­timliyim, sen kendini ne sanıyorsun da beni kendine hizmet ettirip duruyorsun... Senin benden ne üstünlüğün var ha ne üstünlüğün... Kopasıca şeyin mi üstünlüğün?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
(Hem sen benle ne biçim konuşuyorsun bakim, hadi canım sende filan gibi.) Bunu dışımdan söylememeliyim, çünkü ev­lilikte özveri gerek, özen gerek... Kavgaları önlemek gerek ki, saygı yitirilmesin.
Bir gün bunları dışımdan söyleyebileceğim bir yere gelme­liyim ben... Çünkü içimden söylediklerim çok doğru, çok tatlı, dışımın böylesine sahtekâr olmasına dayanamıyorum.
(Ne gelmesi... Nereye geldim mi? Ne yaptın ki? Canımı acıttın, biraz hareket ettin ve boşaldın... Kim, nereye geli­yor...)
Eylül 1999
Hani kendimden geçecektim, hani inleyerek tek vücut ola­caktık, hani defalarca zevklerin doruğuna çıkacaktık? Allah kahretsin, bütün aşk romanlarının canı cehenneme.