Bulunduğumuz zamanda doğumun bize dayatılan ağrılı, tek tip , ameliyat halinden sıyrılıp aslında ne kadar da Anadolu irfanı ile yeniden yapılandırılabilecegini anlatan harika bir eser.
Babalar alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır der ya şair , işte Kafka da babası ile ilişkisini öyle derinden hissettirmiş bu mektupta. Bir çocuğun en derin yaralarını, en hassas kararlarını etkileyen o baba faktörünü net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Hayatımın farklı zamanlarında çok farklı özelliklere sahip birçok çocukla tanıştım. Kimi ailesi tarafından terk edilmiş dezavantajlı bir gruptaydi. Kimi özel gereksinimli bir bireydi. Kimi ebeveynlerinin biricik çocuğuydu. Ancak hepsinin de temel ihtiyacı aynıydı; sevgi ve değer görmek.
Müjdat Ataman uzun zamandır takip ettiğim ve sistem eleştirmeni olurken aynı zamanda alternatif üreten bir öğretmen. Bu kitapta da bir öğretmen için gerçekten gerekli bilgileri sıkmadan, sözü çokta uzatmadan ve en önemlisi kendi tecrübelerini de aktararak bize sunmuş. Bir çocuğun hayatına dokunmanın ve onda güzel izler bırakmanın ne kadar değerli olduğunu anlamak için mutlaka okunmalı.
Sıcak samimi bir kitap. Teknoloji bağımlısı olmuş biz yeni nesilin ( evet şuan 13 yaşında bir çocuk ne kadar bağımlı ise farklı şeyleri bahane ederek biz de bağımlıyız.) büyükleri ile kopan bağlarını elektriği olmayan bir yazlıkta nasıl güçlendirdiğini anlatıyor. Bu süreç aslında çocukların yeteneklerini keşfettiği, doğayı tanıdığı, sorunlarla nasıl başa çıkabileceklerini öğrendikleri harika bir serüven. Okurken şunu düşündüm; tüm o genç nesli nasıl yaşam becerilerinden bu kadar mahrum yetiştirdik?
Bir öğretmen ve aynı zamanda bir velinin gözünden yazılmış, yazarın tüm deneyimlerini paylaştığı rehber bir kitap. Müjdat Ataman uzun süredir takip ettiğim egitimpedia sitesindeki eğitimcilerden birisi ve alanda farklı eğitim ekollerini takip eden, eğitimin dört duvar arasında sıkışıp kalmasını reddeden ülkedeki sayısı giderek artan (bu beni umutlandıryor.) Öğretmenlerden biri. Bu kitapta da çocuklara ve eğitim sürecine nasıl yaklaşmamız gerektiğinden, öğretmen, öğrenci, veli üçgeninde çocukların da görüşlerine gerçekten değer verilen bir sistemin nasıl oluşturulabileceğinden en sade bir üslup ile bahsetmiş. Her ebeveynin ve her öğretmenin okumasını tavsiye ederim.