Didem Tomaslar

Didem Tomaslar
@Feraye07
Sıradan anlarda saklı derinlik
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Cemil Kavukçu, kitaplarını severek okuduğum bir yazar olarak, Tasmalı Güvercin’i okurken yazarın üslubunun neden bu kadar etkileyici olduğunu yeniden fark ettim. Ursula K. Guin’in dediği gibi “Gökyüzü hikâyelerle doludur, uzanıp birini almanız yeterlidir.” Kavukçu’nun öyküleri de yaşamın her yanından sızan sahnelerle kurulmuş; küçük ayrıntılarda bile öyküyü hissettiriyor. Fethi Naci’nin sözleriyle “Eli neye değse öykü oluyor.” Dostluk, hüzün, bir şehri terk ediş, kent ve kasaba yaşamı, özlem, umut ve özgürlük gibi evrensel kavramları, yaşamın içinden işlerken okurun ruhuna dokunuyor. Akıcı anlatımı, karakterlerin muzip bakış açıları ve metinlerin okura hissettirdiği derin duygular—gülümseten, hüzünlendiren anlar—Kavukçu’nun öykülerini özel kılan yönlerden bazıları. Özetle, Tasmalı Güvercin sadece okunması keyifli bir kitap değil, yaşamın küçük ve büyük anlarını ustaca yakalayan edebi bir deneyim sunuyor. Derinliğin sıradan anlarda saklı olduğunun en güzel işaretlerini veren bir deneyimdi. Tavsiye ederim.
Tasmalı GüvercinCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2022297 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KÖTÜLÜK MESELESİ
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Beyaz Kale, gemiyle seyahat ederken Osmanlı’ya esir düşen bir Venedikli’nin bir süre zindanda kalıp tıp bilgisi olduğu iddiasıyla yaralıları iyileştirmesi ile başlar. Paşayı tedavisiyle kendisine çok benzeyen hoca lakaplı bir bilim adamına köle olarak verilir. Venedikli ve Hoca arasındaki örüntü, efendi–köle ilişkisini aşarak benlik, bilgi ve iktidar arasındaki gerilimi anlatır. Bu gerilim ölüm, kötülük, insanların benzerliği, kimlik, üstünlük duygusu, öteki gibi katmanlar taşır. En çok ilgimi çeken bölümlerden biri romanda kötülüğün dramatik suçlarda değil, insanın kendini tanımayışında temellendirilmesi oldu. Köylerde sorulan kötülük sorusuna verilen sıradan cevaplar, kültürler arası farklardan çok ortak insani zayıflıkları gösterir. Köylülerin “dramatik kötülük” anlatamaması yalnızca kendini tanımamak değil; aynı zamanda toplumsal düzenin sıradan insanı iç dünyasından uzak tutmasıdır. Gündelik hayatın ağırlığı, itaat kültürü ve korku, insanın kendine bakmasını engeller. Asıl karanlık ise Hoca ile Venedikli’nin birbirine baktıkça fark ettikleri iktidar arzusu ve yer değiştirme isteğidir. Ölüm tehdidi (salgın, savaş, ceza) bu yüzleşmenin sürekli arka planıdır. Beyaz Kale’nin en güçlü yanı atmosferidir. Pamuk’un yazmakla ilgili kendi cümleleriyle “evren kurma” dediği şey burada yalnız mekân değil, zamanın kokusu, sesleridir. Okur, yaşanabilir bir dünya içinde dolaşır. Hoca başlangıçta efendi, Venedikli köledir. Fakat bilgi ve hayal gücü el değiştirdikçe üstünlük de oynak bir zemine yerleşir. Roman, efendi–köle ilişkisinin sabit değil, zihinsel güçle sürekli yeniden kurulduğunu gösterir. İki karakterin benzerliği, aynaya bakma zorunluluğu yaratır. Öteki, aslında bastırılmış benliktir. Venedikli’nin geçmişini yeniden kurması, kimliğin anlatı yoluyla inşa edildiğini
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,2bin okunma