Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep daha dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur.
Birçok insan gibi onlar da, adlarının karanlıkta kalmasına dayanamıyorlardı artık ve bu sabırsızlık onları nahoş aşırılıklara götürebiliyordu kısmen. Ün kazanmak için insanın kapıcısını öldürmesi yeter.
Bu hayatta insanların başına hatırlamak bile istemedikleri birçok kötü şey gelir, bu yüzden taşınır ve evlerinin yanması gibi tatsız şeyleri unutabilecekleri başka yerlerde yaşamaya çalışırlar. Her şeye yeniden başlayıp, iyi anılar yaratırlar.