Kalenin önüne geldiğimde, seni diz çökerken görmüştüm. Bir kaplumbağa ayaklarının dibinde, başını ve ayaklarını kabuğuna çekmiş duruyordu. Seviyordun onu, bir süre okşadın, öptün, oynadın onunla. Sonra kaplumbağa ilkin başını, ardından ayaklarını çıkardı. Gülüyordu. Bir kaplumbağanın güldüğünü görmek ne büyük sevinç anlatamam.
Sayfa 61 - Yapı Kredi Yayınları