Dünya ne kadar büyük değişimlerle altüst olursa olsun, dünyada erkek daima hâkim, kadın daima onun emir eridir. Kocan, kardeşin, oğlun tepende birer küstah amirlerdir. Hayat piyasasında kadının değeri düşüktür. Her gün sokaklarda kıskançlık vahşiliğiyle kocaları, âşıkları tarafından bıçaklanarak cesetleri kaldırımlara serilen kadınların felaketlerini gazetelerde okumuyor musunuz? Bu sayısız vakalara karşılık hiçbir erkeğin sehpada cinayetinin cezasını çektiğini işittiniz mi?
...zayıfları, masumları korumak için meydana getirilmiş hükümler kanun kitapları arasında kapalı dururken, beri yandan ortaçağ zulümlerini andırır vahşice haksızlıklar oluyor. Kanun bir kılıçtır, onu kullanacak el ister.
O, namussuzluktan aldığı saygı, haysiyet, itibar içinde geniş bir hayat yaşıyor. Biz namusun üzerimize yüklettiği kıpırdanılmaz ağırlıkları altında eziliyoruz. Bu da züğürt tesellisi gibi bir şey değil mi azizim?
Bazı sinirli saatlerimde yüreğimin bu acısını başa kakarcasına taşıyorum. Fakat o hiç oralarda olmuyor. Ağır manalı sözlerimi hiç üzerine almıyor. Bu renk vermemek kurnazlığındaki kuvveti beni ürkütüyor.