Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar.
Okurken "Yeşil Yol" filmini anımsattı bana. Kitaptaki Lennie karakteriyle, yeşil yol filmindeki John Coffey'i özdeşleştirdim.
Bir çırpıda okunabilecek, sonu çok dramatik biten ve okunması gereken bir klasik.
Kargaları sevmediğimi düşündüm. At kestanelerini gagalarıyla alıp, yükseklere çıkıyorlar. Sonra yüksekten bırakıp yere düşünce kırılan at kestanelerinin içini yemeye koyuluyorlar. Içinde ne varsa tüketmek istediğin birini, yükseklere çıkarıp tam da zirvedeyken yere bırakmayı ve istediğini alıp bir kenara fırlatmayı kargalardan öğrenmiş olabilir miyiz?