Bedbin kadın olarak kendisini nitelendiren Fitnat'ın hatıra defterinden koca bir dönemi görmek...
Selahattin Enis'in başyapıtı olarak düşündüğüm en kıymetli eserindeki olaylar I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'da geçmekte. Fitnat'ın içinde bulunduğu hayat öyle bir noktaya sürükleniyor ki "insan ne bir melek ne de şeytandır" sözünü aklımdan çıkaramadım. Bana göre yazarımız dönemin ahlaki değerlerini, sınıfsal farklılıkları, güç ve dengelerin nasıl değiştiğini Fitnat'ın hayatı üzerinden gayet güzel bir şekilde göstermiş.