Belki de ruh denilen şey sadece duygulardan oluşmuyordu. Öğrenmek ve merak etmek de doğrudan ruhun mayasında olan kavramlardı. Zaten yer yüzüne ulaşan her ruhun üzerine bir beden geçirir geçirmez yaptığı ilk iş bu olmuyor muydu?keşfetmek.
Çaresizlik o kadar derin bir kuyudur ki içine düşüp de çıkamayacağını anladığında onu sevmeye başlarsın. Bunu da ancak kendini kandırarak ya da inandır yapabilirsin. Dinlerin bu kadar güçlü olmasının en büyük nedeni bu değil mi?