Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Serin, rüzgârlı ve yağmurlu bir hava
Aylardan haziran, günlerdense pazar
Yer mi?
Konya tâbi ki
Yollarımızı kesiştiren bu kadim şehir...
Vaktiyle nasıl kesiştirdi ise
Şimdi öyle ayırıyor işte...
Ama...
Ama bu çok zalimce, çok acımasızca
Biz hazır değiliz henüz ayrılmaya!
Saat 19:00
BizimIğdır otobüsü 38. Perondan
Yavaş yavaş hareket ediyor
Ve ben, sevdiğim birinden daha ayrılıyorum...
Çok ağlamak istiyorum
Ama ağlayamıyorum, tutuyorum kendimi
Çiçeğim üzülmesin diye...
Otogarın üçlü bankına oturuyoruz
Soydaş, Naciye ve ben
Öylece kalıyoruz orada
İçten içe alışmaya çalışıyoruz ayrılığa
Ya da bir şeyler söyleyip teselli etmek istiyoruz birbirimizi
Ama nafile
Durmuyor ki gözyaşlarımız
Akıp gidiyor öylece
Ne kadar tutmak istesek de!
"Ata yurduna hoşgeldin küçük kız. Adınla adımıza, varlığınla obamıza, gönlünle gönlümüze renk kattın. Seninle dağımıza, toprağımıza ve suyumuza can geldi. Sen ki bizi sevindirdin, dilerim göklerin alkışları her zaman seninle olsun. Önünde balan, arkanda malın eksik olmasın. Andın and olsun. Adın Umay olsun. Ben adını verdim, ömrünü Tanrı versin." dedi.
"Hatun" dedi yumuşak bir sesle. "Lütfen beni iyi dinle. Bizim amacımız; özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve onurumuzu korumaktır. Bu yolda en büyük düşmanımız Çin'dir. Onun amacı ise bozkırı küçük parçalara bölüp kendine bağlı valilerce yönetmektir. Böyle bir durum, bozkırı sömürü ve köleliğe açmak demektir. Bu yüzden tüm bozkır halkları olarak Kut almış bir iradenin etrafında birleşmeliyiz. Bizim yaptığımız bundan başka bir şey değildir. Bu düşüncemizi de büyük ölçüde gerçekleştirdik. Fakat Çin, bozkır birliğini bölmek için sizi, bize karşı kışkırtmaya çalıştı. Başaramayınca, kardeşlerinizi ve evdeşinizin babasını öldürterek sizi dört yalancı tanığın ifadesine inandırıp beni katil olarak tanımanızı sağladı. Böylece Bolçu Savaşı bir yalan uğruna başladı ve binlerce insanımızı kaybettik. Bazıları bu savaşı bizim kazandığımızı söylüyor. Aslında bu savaşın kazananı yoktur. Kaybedeni ise ne yazık ki hem sizsiniz hem de biziz.