Ben ve tanıdığım birçok kişi, Boğaziçi Üniversitesi'ni istedikleri kişi olma yolunda bir araç gibi görüyor. Dersler umurlarında değil. Geleceğin müzisyenleri, tiyatrocuları, sinemacıları, edebiyatçıları, ressamları filan Boğaziçi'ni bir üst gibi kullanıyorlar. Şu adlarını çok iyi bildiğiniz, Türkiye'nin birçok büyük sanatçısını, ben o yıllarda kampüsten tanıyorum. Ayrıca Boğaziçi'nde çok kaliteli hocalardan çok enteresan dersler alma ihtimali de var. Sanatçı olmaya niyetli insanlara çok yarayabilecek dersler bunlar.
Vize final dönemlerinde güzel not tutmuş öğrencilere yalvararak not fotokopilerini çeken öğrencilerdenim. Sınav gününde kantinde ders çalışan öğrenci stili yani.
Yine her zamanki stilimdeyim. Derslerde hayal kur, ama yazılıya sıkı çalış. Bir tane defterim var. Hocaların bakkal defteri gibi dediklerinden. Zaten not almayı da beceremiyorum. Çok çirkin oluyor.
Kadınlar da bu mesleği nedense çekici buluyor. Karşı cinsten beklentileriniz hak ettiğinizden fazlaysa, ideal meslek, tavsiye ederim. Ancak manalı ilişkilerden yoksun oluyorsun o tarz yaşayınca. Cinselliği başka dertlerinin panzehiri gibi kullanınca.