Haçı almak için papaz kalktı. O zaman Emma susamış gibi boynunu uzattı.Dudaklarını, haçın temsil ettiği insan şeklindeki İsa'nın vücuduna yapıştırarak,son kalan bütün kuvveti ile onu öptü ve bu o zamana kadar kendisini nasip olmayan en büyük aşk busesi oldu.
Emma ağır ağır başını çevirdi.karşısında papazın menekşe rengi atkısını görmekten ileri gelen bir sevinçle gözlerinin içi güldü. Şüphesiz artık kendisine gözükmeye başlayan ebedi hayat manzaraları ve ölüm iyiliği içinde, Sonraları kaybettiği,ilk dini duygularla dolu ruhunu,heyecanını duymuştu.
Emma, kendisinde irade kuvvetinin yıkıldığını görüyor Ve böylelikle Tanrı'nın iyiliğine geniş bir kapı açılışına hayran oluyordu. Demek oluyor ki,dünya saadetlerinin yerini tutacak, onlardan daha büyük,manevi zevkler ve bütün Aşklara üstün,sürekli sonsuz ve hep artabilen manevi bir aşk varmış!!
Emma'ya öyle geliyordu ki nasıl bir bitki bazı yerlerdeki toprağın özelliğinden orada iyi yetişir ve başka yerde yetişmezse öylece dünyada mutluluk yetiştiren yerler de vardır.