Jung'a göre bir uygarlık ne kadar seküler, maddeci ve saplantılı bir biçimde dışarıya dönük olursa, insanların mutluluğu da o ölçüde tehdit altında olacak, anlamsızlık ve amaçsızlık duygusu insanların hayatını o denli sarıp sarmalayacaktır.
Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. Bana bugün, ne yapmalı? diye soracak olurlarsa, ancak, önce kendini düzeltmelisin diyebilirim. Bir temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir: Kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorunu çözemez.
Ayrıca İslam sadece bir takım sadece manevi duygu ve düşüncelerden, kalbi iman tasdikten ibaret bir din değil; aynı zamanda köklü, zengin ve doğurgan bir kültüre sahiptir. Batı'nın kültürel sömürü ve istila projesinin önündeki en büyük engel de İslam'ın bu kültür bilincidir. Bu nedenle onlar toplumumuzun ilerlemesinin önüne geçmek ve aydınlarımızın kültürel faaliyetlerini boşa çıkarmak istiyorlar. Zira fikrî, itikadî ve psikolojik sömürü ve saldırılar karşısında eli boş, dirençsiz, tarihi asaletten, insani değerlerden ve ruhî özgürlükten yoksun bir şahsiyet olmaları gerekir ki ram olsunlar, boyun eğsinler, kancaya takılsınlar ve en önemlisi "kültürel kimlik"ten mahrum kalsınlar.