İnsanı zayıf bırakan, kötü durumlardan çok işlerdeki belirsizlik halidir. Felakete uğrayan bir insan, gerçeği tamamen kabullenip güven sağlandıktan sonra, ona direnmek üzere kendine lazım olan güç ve kuvveti bir şekilde bulur.
Şiir bir çeşit büyü olduğu için değil midir ki kalp üzerinde bu kadar etkisi söz konusudur. Şiir, çirkin ve tiksindirici şeylere yücelik giydirdiği için değil midir ki, fikirler hayata bakmak için onun büyülü prizmasından geçmek ister.
Kitap hakkında öyle uzun uzadıya bir şey yazmak istemiyorum. Zaten alıntılarımda da paylaştığım şu ifade bu kitabı özetliyor zaten:
"Acaba deli olan hangimiz? Diğer yolcuları rahatsız etmekten çekinen ben mi, yoksa buradaki herkesten daha zeki ve ilginç olduğunu düşünen, kimseye rahat vermeyen bu egoist mi?"