Edebitiyatral Hatıralar

Edebitiyatral Hatıralar
@Fevziteoman
ARŞİV
16 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Refik Halid'in 1 Nisan Şakası =)
Sürgünde iken, bir keresinde, Halep kaynaklı bir haberle İstanbul'a kendisinin ölüm haberini ulaştırmıştı. «Refik Halid, Pehlivan Kadri ile birlikte Halep civarında Amik gölünde ördek avlarken, bir timsahın hücumu ile sandal devrilmiş, Refik Halid'le, Pehlivan Kadri yüzme bilmediklerinden sulara gömülmüşler, yüzerek sahile çıkan sandalcı, iki Türk'ün cesedini bir daha su üstünde görmediğini beyan etmiştir.» Bu haberi ilkin Halep'te yayınlanan (Doğruyol) gazetesi yazmış, daha sonra olaydan bütün İstanbul gazeteleri haberdar olmuştu. Ölüm haberi üzerine bu gazetelerde Karay'la ilgili biyografik bilgi, eserlerinin listesi, edebî ve siyasî kişiliği üzerine yazılar yayınlanmaya başlandı. Böylece, Refik Halid, hayatında, ölümünden sonra dost ve düşmanların ne diyeceğini bir Nisan şakası aracılığı ile öğrenmek olanağını bulmuştu. Bu olay dahi, onun şakacı, Galatasaray'lı, muzip -öğrenci kişiliğinin orta yaşlılığında da bütün yurdu aldatacak boyutta süregeldiğini göstermek bakımından ilginçtir.
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Reklam
Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış. Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda (bir adı da Zelda'ydı). Akşam­ları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır, bakışlarına çok güzel, ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım, otuzuna değmemişti daha. Ece ile Gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöy­le söz ettim: Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün'ün yüzünde. O zamanlar görememişim. Bugün ortaya çıkıyor. İki yıldır rastlaşamıyorduk.
Günler
Günler
, s.342 Fotoğraftakiler: Cemal Uzunoğlu, Tomris Uyar, Tevfik Akdağ, Cemal Süreya ve ön sırada Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Yağmur Denizhan, İlhan Berk. Kızıltoprak, 1984
Nilgün Marmara ile Kağan Önal
ÜÇ HAŞİM
Bağdat'tan henüz İstanbul'a yeni geldiği çocukluk günlerinde, İkinci Dünya Harbinde ihtiyat zabitı ve hastalık günlerinde, yatağında.
Rastgeldiğim bi Yahya Kemal şiiriyle günü sonlandırayım. İyi geceler. 🙋🏻‍♂️
Reklam