"Evet, bir bakıma öyle. Yaşanmakta olan hayat, anlatılan hayattan ayrılamaz Turuncu. Hatta bana öyle geliyor ki, bazen
anlatılan hayat daha önemli bile olabilir. Çünkü onun içine bolca yorum girer, insan yaşadıklarını yeniden yorumlar. Anlatı
terapisinde hedef, hastayı değil, hikâyeyi tedavi etmektir. Hikâyeyi, yeniden düzenleyerek, yorumlayarak, anlamlı bir olay örgüsüne kavuşturmaktır.
Olan biteni değiştiremeyiz ama ona
yüklediğimiz anlamı ya da anlamları değiştirebiliriz. Dolayısıyla dünyalarımızı yeniden kurabiliriz. Hiçbirimiz, kendi tarihimizin kurbanı değiliz Turuncu, hikâyemize biçtiğimiz anlamın kurbanıyız.