Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum
Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm
Her hamlesi bir tabut şimdi bakışlarının
Yıkayıp kefenledim; mehtabınına gömüldüm
Her iklime kanatlı bir haberci salsınlar
Çağırır aşıklarını; namazımı kılsınlar
Duysun ailem ateşin dağı erittiğini
Bu illetin taşları bile çürüttüğünü
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz... Savaşı başlatan haberci.
Bakış... Elde olmayan kader; ilâhi kaza.
Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.