ismet özel 40 yıl önce şu soruyu sormuştu. "güçlü bir topluma ulaşıp onun müslümanlaşmasına mı; müslüman bir topluma ulaşıp onun güçlenmesine mi çalışacağız?"
düşünce,1977, ismet özel
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"islam allah tebliği verisidir. buna karşılık, daha önce de çeşitli vesilelerle bildirilmiş olduğu üzere ideoloji insan dimağının eseri olan felsefe-bilim çıkışlıdır. bu ikisi şu halde birbirine zıttır.. ne islam'ı ideolojileştirebilirsiniz ne de ideolojiyi islamileştirmeye mezunsunuz. haddizatında islam'a dolayısıyla insanlığa yapılabilecek en büyük kötülük, onun, siyasi ile iktisadi maksatlar uğruna suiistimal edilmesidir. böylelikle o, din olmaktan çıkar."
deniz uzakta değildi. belki de odanın içindeydi. puhu kuşları dünyayı uykulara boyamıştı. perçem çayı, sarmaşık köprülerle iki yakasını seviyordu. ay ışığı, göğsünde bir murat mahyasıydı. yıldızlar tanrıyla konuşuyordu. saçların ormanların uğultusu, topuklarında hafız'ın bahçesi, kırmızı bir zaman oluyordu ağzın. şarabın samanyolu, içimdeki arzuyu kekeme bir merhamete çeviriyordu. ayrılık bir kuyu suyuydu henüz. üstündeki tüllerden çıplak bir sesle döndün: "hayatın gecesi, lambasını da beraberinde getirir." kirpiklerinden dudaklarına, uzak ıssız yollar düşüyordu. bunu çok erken biliyordum ben. sevgisiz kadınlardan, soğumuş erkeklerden, evler ölüsü çocuklardan biliyordum. gülümseyen bir acıyla tutundum soluğuna.
ey gönül haresi kader, insan kendinden ne kadar uzağa gider..