Fakat siz Müslümanı hesap sormaz mı sanırsınız!
Müslüman, içerideki kâfirden yediği ilk darbeyle birlikte hesap sormaya da başlamıştır.
Ama nihai darbe, tam İslâmî hesap soruş, hiçbir zaman, Müslüman çelikleşmeden, has'laşmadan ve o hesap soruşa layık olmadan gerçekleşmemiştir.
Müslüman şimdi bu ince oluşların çilesinden geçiyor...
İslâmiyet, Peygamber Efendimizin hayatından başka bir şey değildir. Ona benzemek, o ne yaptıysa yapmak, o ne emretti ise onu yapmak ve yasaklarından uzak durmak. Bunu gerçekleştirmek için ise Peygamberimizin zihinlerde teşekkül etmesi ve bu görüntünün tek taklit merkezi olarak devamlı olması, tek denetleyicisi olarak kaybolmaması... Bize sürekli olarak onu göstermiyorlarsa, biz sürekli olarak onunla olalım. Onu anlatan makbul siyer kitapları okumak ve yaygınlaştırmak, yapılacakların, diğer modellerden kaçmanın en kestirme yolu...