Asıl önemli olan, kişisel ilişkilerdi; hiçbir işe yaramayacak bir hareketin, birini kollarına olmanın, dökülen bir gözyaşının, ölmekte olan birine söylenen bir sözün bir değeri olabiliyordu.
Yerçekimi diye birşey olduğunu nerden biliyorduk ki? Geçmişin değiştirilemez olduğunu nerden biliyorduk ki? Madem geçmiş de dış dünya da zihinlerdeydi, madem zihin de denetlenebiliyordu, söylenecek ne kalıyordu ki geriye?