Masalar, sandalyeler, yapı iskeleleri, yük arabaları kiraya veriyorlardı. Hepsi de izleyici topluyordu. İnsan kanı satıcıları avazları çıktığı kadar bağırıyorlardı:
"Yer isteyen var mı?"
Bu halka karşı bir öfke sarmıştı içimi.
Onlara bağırmak istiyordum:
“Benimkini isteyen var mı?"
"Suçlu, yüreğiniz iyi midir?"
"Hayır," dedim ona.
Yanıtımın sertliği onu şaşırtmış gibi görünüyordu. Yine de duraksayarak, yeniden konuşmaya başladı:
"İnsan, zevk için kötü olmaz."
Peki, kim yapacak bütün bunları şimdi sana? Kim sevecek seni? Yaşıtın olan bütün çocukların babaları var, yalnızca seninki yok, Çocuğum, yılbaşlarından, bayram armağanlarından, güzel oyuncaklardan, şekerlerden ve öpücüklerden nasıl vazgeçeceksin? Zavallı yetimim benim, nasıl vazgeçeceksin içmekten ve yemekten?