Bir bankta oturur buluyorum kendimi. İnsanlar gelip geçiyor. Geçip gidiyor. Hayat önümden bir nehir gibi akıyor. Ne çok insan var diye düşünüyorum bu şehirde. Ne çok hayat. Ne çok hikaye. Ne çok telaş, korku, umut, endişe, ne çok gelecek ve hiç gelmeyecek ne çok gün, gece...
Neyi arıyorsun, neyi bulacaksın? Bulursan yetecek mi, avunacak mısın bulduğunla bir ömür? Şu da olsun başka bir şey istemiyorum yalanına kaç kez inanacaksın? Nasıl olacak da dinecek aramak ve bulmak arzusu?
..
Hepimiz yalancıyız.
Hakikat arıyor herkes. Ama kimse bulmak istemiyor. Hakikat, insanın öyle kolay kolay katlanabileceği bir şey mi? Yeryüzünde hiç kimsenin olduğum beni anlayamayacağını bilerek...