Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
184
Basım Tarihi:
Mart 2021
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2017
Yayınevi:
Doğan Kitap
ISBN:
9786050964455
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kadın olmak ölümcül...
5/10
·184 syf.··
2025 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 20:33
Yazarın kendi ifadesiyle "kadın olmak ölümcül". Oysaki kadın olmak da erkek olmak da yerine göre zor , yerine göre çok güzellikler dolu. Hayata bu kadar olumsuz bakmanın bir faydasını göremeyen biri olarak kitaptaki üç kuşak kadının sürekli acılarıyla var olması, bu kadar kötücüllüğün ön planda olduğu bir anlatım okumak , inanılmaz uzun cümlelerle sürekli melankolik bir çerçeve çizmek özellikle bilinçaltına farkında olmadan mutsuzluk ekimi yapmaktan ileri gitmeyecektir. Argo kelimlere yer verilen , ölüm, intihar, aldatma , evlat kaybı , cinsiyet değiştirme , kayıp ...hayatta başımıza gelebilecek her kötülüğü peşpeşe sıralamış bir metin okudum. Erkeğin önemsenmedigi , kadının sürekli acı çektiği bir roman . Tuhaf bir gizem olusturmus yazar kendince . Kimin kim olduğunu anlamasın okuyan kişi biraz zorlansin istemiş . Kişileri çözmek de kitabı daha cazip kılmaya yetmiyor bana göre . Okumak isteyenlere keyifli okumalar...
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
Kabuğu açmaya hazır mısınız?
10/10
·184 syf.··
2025 92. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 14:25
Sanırım uzun zamandır okuduğum en etkileyici dramatik kitaplardan biriydi. Hikaye kurgusuyla, kahramanların gözlemleri ve içindeki merak ettiren unsurlarıyla muhteşem bir harmanlama olmuş. Yalnız bu kitabı okuyorsanız lütfen yanınıza biraz peçete alın çünkü bazı kısımlarını gözleriniz dolu dolu olmadan okuyamıyorsunuz. Hikayede 3 nesil var. Annane, anne ve çocuk. Sabiha, Sezin ve Füsun. Bu üç neslin gözlemleri ilk bölümde sırayla verilmiş. İkinci bölümde ise sadece anne ve kızın gözlemleri var. İçinde bazı kısımlarını anlamak başta zorluyor çünkü hikaye içinde gizli bazı sırlar var. Okudukça önce kafa karıştırıp sonrasında aydınlığa kavuşuyor. Bir çocuk için en değerli şey anne sevgisi ve ilgisi. Yazarımız, bu kısmın eksik kalmasıyla neler olur, nasıl diğer nesillere aksettirilir her neslin gözünden açıklamış. Velhasıl kelam okuyanın asla pişman olmayacağını düşündüğüm bir kitaptı. Bu ayakkabı size uyabilir, giymeniz tavsiye edilir. “Çok uyuyorum. Sanki uyuyarak yeniden oluşabilirmiş gibi kalp. Olmayan şey iyileşmez diyorum, anlamıyorlar.” “Kendimi geride bırakıp yine kendime dönmek benimki.”
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 189. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 20:25
“Zeynep Kaçar’ın Kabuk romanına başlamadan önce okuduğum yorumlar beni biraz tedirgin etmişti. Ağır, sıkıcı ya da zorlayıcı olabileceğini düşünmüştüm. Fakat sayfalar ilerledikçe bu kaygılarımın yersiz olduğunu gördüm. Yazarın dili hem güçlü hem de samimi; karakterlerin iç dünyaları çok derin ama aynı zamanda anlaşılır şekilde aktarılmış. Kaçar, aynı zamanda tiyatrocu kimliğiyle tanınan bir yazar. Bu yönü, karakterlerin sahici diyaloglarında ve sahne gibi kurgulanan bölümlerde kendini hissettiriyor. Roman, aile içi yaraları ve geçmişten taşınan yükleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle şu satırlar, kitabın özünü bana çok iyi hissettirdi: “İnsan kabuğunu kırmadan kendine ulaşamıyor.” Bir başka yerde geçen, “Her suskunluğun içinde bir çığlık gizlidir.” cümlesi ise uzun süre aklımdan çıkmadı. Kabuk, sadece bir roman değil; okura kendine ayna tutma fırsatı sunan bir yolculuk. Beklediğimden çok daha etkileyici bir kitap oldu, iyi ki okumuşum dediklerimden biri.”
1000Kitap
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığında hemen konuşamazsın. Biraz içinde dolaşması gerekir. Kabuk tam da öyle bir kitap oldu benim için. Okurken sık sık durup düşündüm; kimi zaman kendime, kimi zaman anneme, geçmişe, sustuklarımıza, görmezden geldiklerimize daldım. Kadın olmak… sadece biyolojik bir gerçek değil, yıllarca şekillendirilen, bastırılan, beklentilerle yoğrulmuş bir kimlik. Kitaptaki üç kuşak kadının hikâyesini okurken bazen öfkelendim, bazen içim burkuldu ama en çok da kendimi sorguladım. Bir yanda annelikle kutsanmış ama kendi sesini yitirmiş kadınlar, diğer yanda geçmişin suskunluğunu taşımaktan yorgun düşmüş gençler. Her biri kendi kabuğuna sıkışmış, dışarıdan sağlam görünen ama içi çatlaklarla dolu… Zeynep Kaçar öyle içten, öyle sade bir dille yazmış ki… Bazı cümleleri okuyup durdum. Altını çizdim, defterime yazdım, sonra yine okudum. Çünkü bazı cümleler sadece “iyi yazılmış” değildir; aynı zamanda seni yakalayan, seni seninle yüzleştiren cümlelerdir. Bu kitapta bolca vardı onlardan. Şunu da fark ettim: Biz kadınlar bazen aynı acının farklı versiyonlarını yaşıyoruz. Annemizin suskunluğunda kendi korkularımızı, anneannelerimizin bakışlarında bize aktarılmış utancı, kendi öfkemizde ise kırılganlığımızı bulabiliyoruz. Ve o kabuk… bizi korumak için var zannediyoruz ama aslında bizi görünmez kılıyor. Kabuk, bir kadının büyüme, kabullenme, sorgulama ve kendi sesini bulma yolculuğu. Belki de hepimizin içinde ince bir çatlak var, bazen sadece doğru hikâyeye denk gelmek gerekiyor o kabuğu kırmak için. Kitabı ilk okumaya başladığımda, özellikle ilk sayfalarda fazlasıyla body shaming içeren ifadelerle karşılaştım. Bu durum beni oldukça rahatsız etti. Yazarın bir kadın olması ve bir kadın bedenine bu kadar acımasız bir şekilde yaklaşması içimi burktu
Duygu ve Düşünce
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 13:36
Muazzam bir kurgu, muazzam bir üslup, muazzam bir Türkçe. Edebiyata kana kana doyuran bir kitaptı. Ayfer Tunç kalemine hayran bir okur olarak; Çağdaş Edebiyat yazarları içinde, ondan sonra kalbimi çalan bir kalem oldu Zeynep Kaçar . Yazarı bilmeden okusam Ayfer Tunç yazmıştır derdim onun gibi doyurucu edebi bir dili var. Bu kitap Zeynep Kaçar kalemiyle tanışma kitabım oldu. Çok etkilendim, çok sevdim, bazı cümleleri hatta sayfaları tekrar tekrar sesli okudum kendime. “Allahım bu nasıl bir cümle!!!! “diye diye ilerledim. Konusu hakkında bir şeyler yazmak istemiyorum, yani gerek görmüyorum, birçok arkadaş yazmış zaten. Bende uyandırdığı hisleri paylaşmak istedim sadece. Zeynep Kaçar favori yazarlarımdan biri oldu artık. Popüler kitaplar arasında kaybolup gitmemeli, böylesi hazineleri herkes biran önce keşfetmeli.
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
İnsan kabuğu olmadan çok savunmasız bir varlık.
Puan vermedi·184 syf.··
2024 94. kitabı
Ben kitaplarda sıradan gözüken çok içimizden olan ama derinlerde çok farklı hikayeleri olduğunu bildiğimiz insanları okumaktan çok keyif alıyorum ve KabukKabuk bunlardan bir tanesiydi. Bir ailedeki kadınları ,yaklaşık 3 kuşağı anlatıyor diyebilirim. Anneanne de var anne de teyze de kız da , hepsi hikayede söz hakkına sahip neler yaşadıklarını neler hissettiklerini kendilerini anlatıyorlar. Karakterlerin ailedeki konumunu anlamak benim için çok zordu kim kimin teyzesi kim kimin annesi derken karakterleri kafamda bir soyağacına oturtmam kitabın yarısından sonra oldu. Bu nedenle ilk sayfalar okuma olarak keyifli olsada konuyu kafada toparlayamayınca sıkıcı olabiliyordu . Neyse ki kitap ilk yarıdan sonra toparladı ve sürükleyiciliği arttı ne olacak diye okurken kitabı bitirdiğimi farkettim. Üzüldüğüm, güldüğüm, en çok da şaşırdığım yerler oldu. Yazarım kalemini genel olarak beğendim bana hitap ettiğini düşünüyorum daha çok kitabını okumak isterim . Kabuk yazarı tanımak için nasıl bir kitap bilemem ama benim için etkileyici , keyifli bir okuma sunan, içime dokunan , aile ilişkilerini, kadının ailedeki rolünü çok güzel yansıtan bir kitap oldu . Okuyacak olanlara keyifli okumalar :))
1000Kitap
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
7/10
·184 syf.··
2020 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 18:53
Öncelikle eğer sonu gerçekten umutla bitmeseydi klasik bir ölümle son bulsaydı çok sinirlenecektim. Konusu o kadar derin ve verdiği mesajlar o kadar hayattan bir kitap ki. Fakat dili çok küfürlü . Gerçek yaşamımız bir yana kitaplarda bile bu tür sözcükler okumak çok rahatsız edici. Bu kadarına gerek var mıydı? Sanmıyorum. Kitabı anlamak baya zaman alıyor ilk başta kurgusu çok karışık geliyor insana . Kim kimdi anlamıyorsunuz. 3 bölümden oluşuyor. 2. bölümün sonlarına doğru ve 3.bölümde artık her şeyi anlıyorsunuz. Çok sevdiğim cümleler oldu ki alıntı olarak paylaştım. Şunları söylemek istiyorum ... Sadece bu ülke de değil yer yüzünde "Kadın" "Dişi" olan bütün varlıklar her türlü zorluğa göğüs gerebilecek, en ağır imtihanlardan geçse de bir yerlerde tutunmaya bir şeyler arayacak ve kimsenin yıkamayacağı bir iradeye sahipler. Sahibiz. Bir aile düşünün resmen kasvetin evlattan evlada geçtiği bir aile. Sonu gelmez acılar , hayal kırıklıkları, çıkamadıkları ve bazen de sığınmaktan başka çareleri olmadıkları kabukları. Anneanne,anne ve en küçük kız. Anne deyip geçmemeli kimse . Anne olmazsa insan hep eksik. Annesiyle bağı o kadar yok o kadar zayıf ki söz veriyor kendine Sabiha kızıyla annesiyle olduğu gibi değil arkadaş gibi olacak diye. Sonra Sezin'i getiriyor dünyaya. Dünyalar tatlısı bir kız okurken bile çok seviyorsunuz. Sonra talihsiz bir doğum gününde doğum günü pastasının mumuyla yanarak ölüyor . Sabiha ölene dek kabul etmiyor ve hayalet Seziş ile yaşıyor. Efsun ise hiç sevilmemenin ağırlığı altında eziliyor . Annesinden tek bir sevgi kırıntısı bile görememenin acısı bunun eksikliğini hayatının her aşamasında hissediyor. Ve sona gelmişken karnındaki mucizeyi öğreniyor. Sonra bir rüya alimine dalıyor annesini teyzesini sevdiklerini görüyor son cümleye gelmeye gelmek
Edebiyat
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 23:20
Sabiha, Sezin, Füsun… Arkadaşımız, komşumuz, annemiz, teyzemiz, kardeşimiz, akrabamız, kendimiz… Kadının hikayesi bir yerlerden hep tanıdık, aşina. Bu ülkede en çok kadının acılarına yer var. Kaybedişler, terk edilişler, aşağılamalar, yok saymalar… Üzerine yüklenen onca sorumluluğun arasında her biriyle baş edip ayakta kalma zorunluluğu. Bu ülkede insan olabilmek zor ama en zoru kadın olabilmek. Anneanne, anne, evlat… Hangisinin öyküsü diğerinden daha acı? “Annenin kaderi kızının çeyizidir” derler ya doğar doğmaz mahkum mudur ümitsizliğe o küçücük can? Terzi Saliha’nın güzelliğe tutkusu olur imtihanı, Sezin’in mutlu aile tablosu. Kaybettiklerini arar durur insan. Füsun bu travmaların arasında var olmak, kendisi olabilmek ister, sadece görülmek. Sahi ne zordur kendin olabilmek. Aldığın yaralarla kabuk bağlar benliğin, aynaya her bakışında kabuklarına rastlar sadece. Bir yerde unutulmuştur varlığın. Kadına dair, kadına ait bir roman Kabuk. Gerçek. O kadar gerçek ki bunu bilmek okurken daha da çok acıtıyor. Hissettirdikleri ve düşündürttükleriyle hayatıma katılan bir kitap. Yollarımız iyi ki kesişmiş denilecek kitaplardan #k:176080.
Edebiyat
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
neresinde yanıldık biz bu yaşamın
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 01:49
Kabuk, Zeynep Kaçar'ın üç kuşağın kalıplarını, kargaşalarını, ölümlerini, doğumlarını, yeniden var olmalarını, tekrar tekrar yok olmalarını anlattığı kelime. Evet tek bir kelime ile bunca şey anlatılıyor. İnsan kendisi olmadan var mıdır? Her gün her gün yok olmak, silinmek mümkün müdür, aşk nedir sahici midir? Ölümün neresinde yaşamın neresindeyiz? Ah şu kabuklarımız bizi koruyor mu yok mu ediyor? Sorularıyla boğuşuyoruz. Böylelikle üç kuşağın (anneanne, anne ve çocuk) 33 yaşını beraber yaşıyoruz. Bölümlerin her biri bu üç kişinin açısından, ağzından anlatılmaktadır. Kitabı okumaya başlar başlamaz kaosun, yıpratıcı kelimlerin içinde buluyoruz kendimizi. Zeynep Kaçar'ın üslubu bazı okurlara sert, çok açık, müstehcen gelebilir. İnsanın tüylerini ürperten cümleleri okuduğumuz doğru. Hayatın böyle bir yönüne, kabuğuna baktığımızda süslü kelimelerden ziyade küfürler, beddualar, sayıp sövmeleri görüyoruz hâliyle. Herkes kendi kabuğuna lanetli. İlk okumaya başladığımız zaman karakterler, olaylar karışıyor gibi hissettirse de kitabın ortalarına doğru yavaş yavaş oturtuyoruz durumları. Acelemiz yok değil mi? Zeynep Kaçar'ın üslubu ve olayları anlatış biçimine de alışıyoruz bu süreçte ve kitap daha da sürükleyici ve bir yandan da daha kaotik oluyor. Yalan dolanı, ahlaksızlığı, aynalarımızı görüyoruz, aynada kendimizi. Korkuyoruz Kitap uçlardaki zihinlerin kalıntılarını döküyor bizlere. Uçlarda olmak evet. Çok görünür olmak veya görünmez, silik olmak. Tutunabilmek veya tutunamamak, düşmek hep. Fedakarlıklar veya içten içe bencillikler. Ağırlaştıkça ağırlaşmak veya hafiflemek. Hep uçlarda zihin, hayat, yaşam, ölüm, KABUK. "Bir bankta oturur buluyorum kendimi. İnsanlar gelip geçiyor. Geçip gidiyor. Hayat önümden bir nehir gibi akıyor. Ne çok insan var diye düşünüyorum bu
Edebiyat
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2024 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 20:07
Kalemiyle yeni tanıştığım bir yazar Zeynep Kaçar. Bana canım kadın Buse ablanın hediyesi, o hediye etmese alıp okumazdım muhtemelen. Sayesinde harika kitaplar okudum, iyi yazarlarla tanıştım. Bazı insanlar iyi ki var.. . . . Kadın yazar ve kadınlar etrafında şekillenen, bize kadınlar üzerinden anlatılan, kitap karakterlerinin yaşamları diye okuduğumuz, aslında kendi hayatımızdan kesitler bulacağımız kısa bir roman. Terzi Saliha'nın kumaşlara ve uykuya sığınarak kaçıp unutmaya çalıştığı hayat, kızı Sezin için mücadele ve yokuşlarla dolu bir yola dönüşüyor. Füsun ise aile mirası gibi birbirlerine kalan acı ve delilikten kaçmaya uğraşıyor.
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,632 okunma

Yazar Hakkında

Zeynep KaçarYazar · 8 kitap
ZEYNEP KAÇAR, 1972 yılında Lüleburgaz’da doğdu. 1991’de Bursa Anadolu Lisesi’nden, 1995’te MSM Tiyatro bölümünden, 1999’da İstanbul Üniversitesi Dramaturji bölümünden mezun oldu. 2007’de “Aşk İhanet Yalnızlık Vesaire”, “Krem Karamel”, “Bavullar”, “Bu Bir Oyun Değil”, “Dış Ses” adlı oyunları ve Ayla Kutlu’nun aynı adlı öyküsünden uyarladığı “Mekruh Kadınlar Mezarlığı” Toplu Oyunları 1, 2008’de “Böyle Bir Aşk Masalı” ve “Sahici İnsanlar/Plastik Ölümler” Toplu Oyunları 2, 2011’de “Bu Anlamlı Günde”, “Köprüden Önce Son Çıkış” ve “Medine” Toplu Oyunları 3, 2015’te “İd Ego ve Süper Kahraman” ve “Varolmayan Ayşe’nin Muhteşem Maceraları” Toplu Oyunları 4 adı altında Mitos Boyut Yayınları tarafından yayımlandı. Oyunları çeşitli alternatif tiyatrolar, Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi. İngilizce ve Çince’ye çevrildi. ABD, Tayvan ve İsveç’te sahnelendi. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen Krem Kramel 2010 yılında Ankara Sanat Kurumu tarafından Övgüye Değer Oyun Yazarı ödülüne, 2011 yılında Medine Dil Derneği Kerim Avşar En İyi Oyun Ödülüne layık görüldü. 2000-2007 yılları arasında tanıtım ve eleştiri yazıları Radikal kitap eki, Varlık dergisi ve çeşitli web sitelerinde yayımlandı. 2000’de Tiyatro Boyalı Kuş ve 2008’de Bab-ı Tiyatro’yu kurdu ve yazar, yönetmen ve oyuncu olarak bu topluluklarda görev aldı.