Öğrendiğimize göre, eşyaya renk veren ışınlar, eşyanın emdikleri değil de almayıp yansıttıkları ışınlarmış. Bunun gibi insanlar da olumsuzlukları ve düşmanlıklarıyla seçilirler; iyi niyetlerinin üzerindeyse pek durulmaz.
Bir adamın gövdesi, içine kapanık ya da dışadönük; coşkun ya da baskı altında oluşuna göre, ruhunun kabuğu yada aynasıdır. Boldwood'un dış görünüşünde de bir değişiklik olmuş, o eski sarsılmazlığını yitirmişti. Ömründe ilk olarak savunma çizgisinin dışına çıktığını ve her kurşuna hedef olabileceğini korkunç bir açıklıkla duyarak yaşadığı, yüzünden okunuyordu. Bu, güçlü yaradılışların âşık oldukları zaman düştükleri olağan durumdur.
Boldwood, bir durumun düşündürdüğünü tamamlamakla yepyeni bir durum yaratmak arasındaki farktan bütünüyle habersizdi. Onun bu körlüğü Bathsheba'nın, küçük başlangıçlardan büyük sonuçlar doğabileceği konusundaki bilgisizliğine denkti.