Ertelenen sorun, sokmasından korkulan akrep gibidir ve ne zaman bizi zehirleyeceği belirsizdir. Kaçmak ve olayı geçiştirmek, durumu çözmekten çok daha kolay bir yöntemdir. Ama doğuracağı sonuçlar ve ileride ödeteceği bedeller çok ağırdır.
Mutlu olmak varken, kendini mutsuzluğun kapanına kısılmış hissetmek niye? Neden bu zulmü kendimize layık görelim ki? Karşımızdaki insan bizi yanlış anlamışsa eğer, bunun suçlusu neden biz olalım? Ne anlamak istiyorsa bırakın öyle anlasın. Kaybedeceğiniz ne var? Hiçbir şey.
Bilinçaltımıza bazı düşünceleri o denli yerleştiriyoruz ki, bir zaman sonra o düşünceler orada kemikleşiyor ve o kemiği kırmak, hele bir de yanlış kaynamışsa, daha çok acı veriyor bize.