İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz… Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar.
Ne Hz. Meryem gibi iftiraya uğradık ne Hz. Musa gibi anamızın, babamızın elinden alındık ne Hz. İbrahim gibi ateşe atıldık… Bunların hiçbirini yaşamadık. Bunlarla kıyas kabil olmayan ufak tefek şeyler yaşadığımızda hemen isyan edip “Ben bunu hak edecek ne yaptım? Böyle şeyler niçin benim başıma geliyor?” demeye başlıyoruz.