Kitabı daha çok yazarın gittiği yeri anlatacağını düşündüğüm için elime almıştım. Yazarla aynı tarihlerde kısmi olarak aynı yerde bulunmuş olmak beni kitabı okumaya itti. Bodrum‘u çok seviyor olduğum için kitaba bir şans vermek istedim ama kitap Bodrum’dan değil yazarın Bodrum’dan bir bahçede geçirdiği zamanı anlatıyor. Başlarda hevesle başladığım kitabı bitirirken biraz zorlandım çünkü yazar bir noktadan sonra çok fazla tekrara düşüyor. Sürekli bir bahçesi olduğunu, o bahçede çok mutlu ve huzurlu olduğunu farklı cümle yapılarıyla bizlere aktarmaya çalışmış diyebilirim. Yine de kitap genel anlamıyla okuyucuyu rahatlatıyor ve insana neyden keyif alıyorsa onu yapması gerektiği konusunda kafasında bir şimşek çaktırıyor. Kafayı rahatlatmak, dinlenmek için güzel bir kitap olabilir. Tek pişmanlığım kitabı kışın okumak oldu. Tam duyguya girecekken kitabı elimden bırakınca, havanın çok soğuk olduğu ve Bodrum’da olmadığım gerçeğiyle yüzleşmek bana pek iyi gelmedi diyebilirim :)