“Eğer içinde bir düşünce doğarsa ilk olarak ona sarıl. Yaşamaya devam ettikçe o düşüncenin doğruluğunu anlayabilirsin, şimdiden yanılıp yanılmadığına karar verme.”
Nedenini bilmiyorum ancak spesifik bir işe sahip olmayı hiç istemedim. Doktor veya avukat olmayı dilemedim. Başarılı olmayı ya da ünlü olmayı da ummamadım hiç. Sadece sabit bir yaşam sürmeyi, başkaları tarafından kabul görmeyi istedim. Yani kurduğum belirsiz hayal bağımsız bir birey olabilmekti.
Sırf yetersiz biri olduğumu düşüncesine kaybolmamalıyım. Hâlâ bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp güzellikle konuşamaz mıyım? Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.