Doğrusu, hak ile batıl arasındaki mücadelenin şekilleri farklı olsa da mantığı birdir. Batıla uyanların kullandıkları metodlardan biri hak çağrı ve doğruya çağıranlar hakkında kafaları bulandırmak, şüpheler uyandırmaktadır. Geçmişte bu işlem, doğruya çağıranların delilikle, büyücülükle ve benzeri şeylerle suçlanması suretiyle yapılıyorduysa da günümüzde hak ehlinin aşırı dincilikle, tutuculukla suçlanmaları yoluyla yapılmaktadır. Bu suçlamayı yapanlar, insanları Allah'ın yolundan alıkoymayı ve Allah'ın yolu hakkında tereddütler uyandırmayı amaçlamaktadırlar. Bunlar kendilerini de, başkalarını da kendilerinin İslâm'a karşı savaşmadıklarına, onun (İslam'ın) anlaşılması konusundaki aşırılıklara karşı savaştıklarına inandırmaya çalışmaktadırlar. Böyle davranmakla da iyilik yaptıklarını sanıyorlar. Çünkü onlar İslâm'ın hükümlerinin çoğunu bırakmış ve az bir kısmıyla yetinmektedirler. İslâm'ın bütün hükümlerine yapışanlar da onların gözlerinde aşırıya giden ve yan çizen kimseler olmuşlardır. Çünkü İslam'ın sadece belli bir yanını alarak gerisini bıraktıkları gibi İslâm'ı bir bütün olarak koruyan, İslâm'ın tümüne davet eden Müslümanların cemaatlerinden ayrılarak yan çizmektedirler. "Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır." (Buruc, 20)