Ynsmr

Herkes bedenindeki bir kusuru bilir: kimi kusarak midesini hafifletir, kimi birçok yemeği tıkıştırır midesine, kimi ara sıra perhiz ederek bedenini temizler, boşaltır; ayakları damla derdine uğramış olanlar şaraptan, ılıcalardan vazgeçerler: Başka hastalıkları önemsemeden, kendilerini sık sık hırpalayan hastalığı önlemeye çalışırlar. Aynı şekilde ruhumuzda da bakımı gerektiren sancılı denebilecek yanlar vardır. İnzivada ne mi yapıyorum? Ülserimi tedavi ediyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnzivaya çekildiğin zaman, herkesin senden söz etmesini sağlaman gerekmez ki! Gerekli olan, senin kendi kendinle konuşman! Ne konuşacaksın kendi kendinle? Herkesin başkasının sırtından seve seve yaptığı şeyi sen de yap: acımasızca eleştir kendini. Gerçeği söylemeye ve duymaya alışırsın. Kendinde en güçsüz bulduğun yanını ele al, işle.
Kilit, hırsızın hırsını uyandırır. Açık olan her şey değersiz sayılır. Kilitleri kıran hırsız, açık kapıların önünden başını çevirmeden geçer gider. Halkın adeti böyledir, her cahilin de öyle. Gizli, kapalı yerlere saldırmayı sever.
Neyse ki kitaplar var, bir sürü malın izinden gidecektik!
Demetrius sakin ve kaderin hiçbir tokadını yememiş bir yaşam için “ölü deniz” derdi. Seni iğneleyerek uyandıracak hiçbir şeyin olmaması, ruhunun sağlamlığını deneyebileceğin hiçbir uyarının, hiçbir aksaklığın olmaması, hiç hırpalanmadan huzur içinde yatman sakin bir yaşam sürmek değil, düpedüz uyuşukluktur. Stoacı Attalus der ki: “Kader beni zevkler içinde tutacağına, ordugahında tutsun daha iyi! İşkence içinde olurum ama cesaretimi yitirmeden. Ne güzel!
Büyük bir insanın ruh haline gir, halkın düşünüşünden uzaklaş biraz. Elinden geldiğince tütsüler yakarak, çelenkler sunarak değil, ter dökerek, kan akıtarak saygı göstermemiz gereken erdemin o eşsiz benzersiz görünüşünü yakalamaya çalış.