Ynsmr

İki günü bir olanın bir günü kayıptır!
Nöropsikiyatrlar yataktan kalkınca yapılan ilk işin beyin tarafından en önemli iş olarak yorumlandığını söyler. Böylece beyin olanaklarını buna benzeyen işlere sunarken diğerlerini ihmal eder. Önemli işlerden bahsediyorum. Örneğin eğer iş gününe e-postalarını inceleyerek başlarsan beynin en önemli şeyin dışarıdan aldığın bilgiler olduğunu zanneder. Eğer bunu her gün yaparsan kendi başına düşünmek için konsantre olmakta giderek daha çok güçlük çekersin, çünkü beynin özellikle dış uyarılar almaya hazır olur, düşünce üretmeye değil.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
35 gün özgür yaşamış birini bulamazsın der Bukowski!
“Her lokmanın tadını sessizce çıkarıyorlar, hislerinin tamamen bilincindeler. Her anı derinlemesine yaşıyorlar. Bir başkasının yanında hayran olunmayı ya da saygı görmeyi falan beklemiyorlar. Daima samimiler. Başkalarını yargılamıyorlar, dolayısıyla kendileri de yargılanmaktan çekinmiyorlar. Onlar… Özgür.”
Paragrafı yazarken bizim eğitim sistemi çöktü!
Köyde herkesin bir yeri vardı. Herkesin tercihine göre topluluk içinde bir işlevi vardı. Hiyerarşi yoktu: Kim hangi yeteneğini geliştirmek istiyorsa buna göre sorumluluk alıyordu. Bazıları tek bir işle uğraşırken, zamanlarını iki iş arasında bölüştürenler, ihtiyaçlara göre değişen çeşitli işlere katılmayı tercih edenler de oluyordu.
Ya da bilge!
Başlarına gelenden etkilenmeyecek kadar bön, içine düştükleri durum yüzünden acı çekemeyecek kadar saftılar.
Bu insanların hiçbir şeyi yoktu. Dolayısıyla kaybedecekleri bir şey de yoktu. Onların hayatı nasıl mahvedilebilirdi ki?