Hulâsa bu yanlış, bilmem hangi caminin 999 penceresi gibi tek eksiğiyle zihinleri dolduran birşeydi. İsabet tam olsaydı, birisi kalkıp onu pekâla tesadüfe yorabilirdi. Çünkü bütün teferruat ortadan kendiliğinden silinecekti. Halbuki bu ufak yanlış sayesinde elde edilen neticelerin hiçbiri ortadan kaybolmuyor; onun ışığında, saat, evden giden hizmetçi, vapurun ambarı, sandık, büyük zahmetlerle alınan bir yolun menzilleri gibi aydınlanıyordu. İnsan işlerinde hatanın oynadığı büyük ve faydalı rolü bilmem bundan iyi gösteren misal var mıdır?