Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca. Hiç sihirli bir tarafları yok. Sihir sadece kitapların söylediklerinde, evrenin parçalarını nasıl dikerek bizim için giysi haline getirdiklerinde.
Bir kitabı okuduktan sonra uzun yıllar geçse bile belki karakterleri unutabiliriz.. nasıl bittiğini hangi olayların olduğunu da. Ama o kitabı okurken bizde hangi hislerin uyandığını bize ne hissettirdiğini asla unutmayız...
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan bakiye-i kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine kaim olan bir sükûnet-i müessire en şiddetli girye-i elemden dilsûzdur.