Batı düşüncesinde bilgi arttıkça insanın özgürleştiği varsayılır. Gazali bilginin her zaman özgürleştirmediğini söyler. Bilgi insanı büyütebilir ama aynı zamanda ağırlaştırabilir. İnsanı hakikate yaklaştırabilir ama nefsini de besleyebilir.Bu,modern ilerleme fikri için rahatsız edicidir.Çünkü burada bilgi,otomatik olarak olumlanan bir şey olmaktan çıkar;ahlak ve niyetle birlikte düşünülmesi gereken bir yük haline gelir.
İbni Haldun hilafeti şöyle tanımlamaktadır: "Hilafet; genelin dünya ve ahiret menfaatini göz önünde bulundurarak sorumluluk almaktır. Çünkü şeriat dünyadaki tüm maslahatları ahiretteki maslahatları esas alarak belirlemiştir. Bu açıdan hilafet, şeriatın sahibi adına din ve dünya siyasetini kurmaktır.”
“Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde başka bir söze geçmedikçe onlarla bir arada oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz.(Nisa 140)
Nifaka rıza nifaktır,hayasızlığa rıza hayasızlıktır,küfre rıza küfürdür.
Bir mecliste mukaddes mefhumlar tahkir, ilâhî belgelerle alay edilirken bir Müslümanın o mecliste oturması HARAM’dır.Oturmasında bir zaruret yoksa, aynı hezeyan ve küfrü kabul etmiş sayılır.
Kumarcılar masasına oturan, onları seyreden aynı fiili işlemiş gibi sayılır.
c) İçki sofrasına oturan kimse, içmese bile aynı fiili işlemiş sayılır. Yani günahta müşterektirler.