h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Platon.ik aşk..
Platon şölen - dostluk ve platon.ik aşk.. "Aşk her insanda mevcuttur; aslımızın diğer yarısına seslenir durur; iki yarıdan bir bütün çıkarmaya ve insanın doğasından kaynaklanan yarasına ilaç olur.." "Her birimiz bir bütünün eşleşen yarı.larıyız ve her birimiz bize uyacak o diğer yarı.mızın arayışı içindeyiz.." insanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu, işte yalnız o an için insan hayatı yaşamaya değer? Günün birinde onu görürsen, hiçe sayarsın artık altınları, süsleri püsleri, o şimdi aklını başından alan güzel sevgilileri… Düşün ne olur, bir görebilse insan güzelliğin kendini; her şeyden soyunmuş, arınmış, katıksız halini! İnsanın tenine, bedenine, rengine, şekline bulanmış güzelliği değil de, bir tek görünüşüyle Tanrı güzelliğini! Böyle bir güzelliğe gözlerini kaldırıp bakmanın, onunla kaynaşmanın yolunu bulanın hayatını küçümseyebilir misin..? Platon’un Şölen adlı diyalogunun kalbinin attığı satırlardır bunlar.. 2 bin yılı aşkın bir zaman tünelinden geçme isteğini haklı çıkaracak bir hakikatten haber vermeye çalışır Platon insanlığa.. Sûretlere değil, sîrete, bedene değil ruha olan aşkın yüceliğinden bahsedecektir bu diyalogda. Ona göre her insan ruhu ölümsüzlük peşindedir. Güzellik her doğuranın beşiği ve kundağıdır. Yaratma eylemi ancak güzelliğin beşiğinde bereketli ürünler verebilir. Yaratma gücüyle yüklü bir varlık güzele yanaştı mı ferahlar, genişler, taşar, doğurur ve çoğalır. İnsanın güzele olan aşkının sırrı da buradadır.. Aşk dediğimiz de ancak “güzel içinde yaratmanın sevgisidir” ve aşkın gayesi güzelliği doğurmaktır.. Ama söyleyecekleri bu kadar değildir! Der ki, kimisinin bedeni kimisinin ise ruhu gebedir. Ruhu gebe olan ta genç
Aşk
h̷i̷ç̷ ོ
aŞk; olanın anlatamadığı olmayanın anlayamadığı tanımadığı tanımlayamadığı anlayamadığı anlamlandıramadığı ağzı olanın kendince yorumladığı dokunanın da dokunmayanın da y.andığı gizlenemeyen ve söylenemeyen bir sırdı sırlanan da aşıktı gerisi teferruattı..
Yaşam ve ölüm..
Anne rahminin karanlığındaki bebeğe dışarıda aydınlık bir dünya var deseler, yüce dağları ve dalgalanan ovaları, çiçek açan güzelim bahçeleri, çağlayan ırmakları, yıldızlarla dolu gök kubbesi ve parıldayan güneşi olan bir dünya.. Tüm bu güzellikleri bildiğin halde karanlıkta kapalı kalmaya devam edersen, doğmamış çocuk tüm harikalardan bir haber olduğu gibi, duysa da hiçbirine inanmaz, aynı bizim şimdiden ölümü anlayamamamız gibi, işte bu yüzden korkarız gitmeyi istemeyiz, ne olacağını bilmeyiz ama günü gelince hepimiz gideceğiz.. -ama ölüm aydınlık olamaz çünkü o her şeyin sonu..? -ölüm nasıl olur da başlangıcı olmayan bir şeyin sonu olabilir..? Bab'Aziz Sınırsız varlığımıza geri dönmemiz için bir davet değil midir #hayat..? ve her şeyin sonu gibi gelen sonu gibi görünen lakin geri dönüşün ilk basamağı değil midir ölüm..? h̷i̷ç̷ ོh̷i̷ç̷ ོ
Varoluşsal Sancılar
h̷i̷ç̷ ོ
Hayatı her daim öleceğimiz gerçeği altında yaşarız.. Bu kaçınılmazlık ve belirsizlik kaçamayacağımız nihayetinde bizi bekleyen sonun farkında olmakla birlikte sonuçta hiç ölmeyecekmişiz gibi davrandığımız zamanlarda bile bu farkındalık yaşamlarımızı sürdürme yollarımızı yapılandırıyor.. ölümün yaşamdaki merkezi rolü bizi çevreleyen her yerdedir ve ölümün bu karakteristiği bizi yaşamlarımızda bir mana olup olmadığına dair bir meraka düşürmektedir.. O zaman onun içimizde uyandırdığı korkuya yenik düşmeden ölümle nasıl yüzleşebiliriz? ölümün kaçınılmazlığını nasıl düşünmeliyiz ve daha önemlisi yaşamlarımızı bu kaçınılmazlık karşısında nasıl yaşayabilmeliyiz..? İnsan yaşamı ölüm karşısında kırılgandır.. Ölüm tarafından her an kırılması olağandır.. Tam da bu yüzden, yaşam yalnızca sonunda değil, varoluşu boyunca kırılgan olandır.. Aynı zamanda bu kırılganlık, eğer kırılgan olmasaydı asla olamayacağı bir şekilde yaşamı değerli kılandır.. Ey insan; şu anı milat kılarak, yaşamını bir sanat eserine dönüştürmek için var gücünle çalış.. Kırmadan yaşamayı.. Kırılmadan yaş.almayı öğret kendine… Her anımızı bizi belirsiz bir geleceğe bağlayan bir bağmış gibi ve yine de geriye kalan son bağımızmış gibi yaşaya.bilmek dileğiyle..
Ya aristokrat ya fizyokrat ya pisi-kopat..
Kadına benzer bir kedi.. Kendine göre, başına buyruk. Zapt edilemez, anlaşılamaz ve özgür ruhlu. Kimine göre dengesiz kimine göre dengeli elbette bu göreceli. Ancak kendi isterse, sevdirir kendini. Sevilmek ister lakin sağduyulu bir şekilde benimsenmektir niyeti. Zıt duygular içeren uyuşukluktan çılgınlığa geçen beklenmedik sıçrayışlarıyla, kararsız ruh hallerini bile oyuna çevirebilen bu gizemli canlıların esrarengiz halleri ve kadına benzeyen yönleri sanattan edebiyata kadar konu olmuştur. Dişiliği, tekinsizliği, özgürlükçü tavrıyla ön plana çıkan kediler, resim ve edebiyatta pek çok sanatçıya ilham vermiş, özellikle kadını tamamlayan veya niteleyen bir unsur olarak kullanılmıştır. Hatta öyle ki Goya, Manet ve Frida Kahlo gibi ressamlar kadınların dişiliğini, özgürlüğünü, karanlık taraflarını kedi resimleriyle vurgulamaya çalışmışlardır.. Mitoloji, efsane ve resimlere konu olmuş olan kadın ve kedi, bir diğerini çağrıştıracak şekilde edebi metinlerde de işlenmiştir. Türk edebiyatında kedinin kadınla ilişkilendirildiği anlatılara baktığımızda özellikle bu iki cinsteki dişiliğe, cinsel cazibeye, tekinsizliğe ve yırtıcılığa vurgu yapıldığı görülmektedir. Deniz gibi gözleri, baygın bakışları, ne zaman ne yapacağı belirsiz halleri ile kadın ile ilişkilendirilmiştir. Bütün bu değişken ve gizemli hallerine rağmen yine de rüya gibi cezbedicidir.. O, yırtıcı olmaktan ziyade munis hareketleriyle kendisini sahibine sevdirmiştir. Onun içindeki cevheri ortaya çıkarabilirsek, onlarda bizim içimizdeki cevheri çıkarırlar. Bir kedinin içindeki cevheri çıkarmanın en iyi yolu onunla bağ kurmaktır, onun güvenini ve dostluğunu kazanmaktır. Samimiyetle ve içtenlikle sevildiğini hissettiğinde aynı şekilde karşılık verir. Kadın ve Kedi ikisi de çekicidir sevimlidir, sevmeyi ve sevilmeyi
Kadın ve Kedi
h̷i̷ç̷ ོ
Kedi.. Kişi kendini bulmak isterse, buna niyet ederse ve zamanı gelmişse bir kedi planlı ya da plansız hayatına giriverir.⁣ Kediler ortamdaki negatif enerjiyi sünger⁣ gibi emerek enerjiyi dengelemeye çalışır ve evde en çok kimin ihtiyacı varsa o kişi ile vakit geçirmek isterler.⁣ Kedi sürtünerek bizdeki negatif yerine pozitif enerjiyi koyar ve eğer sağlıklı bir kediyse bu enerjiyi dönüştürüp şifalandırır.⁣ Ve en önemli konu kedi sevgi enerjisidir. İlahi sevgiye giden yoldaki ilk adımdır. Biz gerçek sevgiyi öğrenirsek; en yüce, saf, ilahi sevgiye yolumuz açılır. Eğer sevgimizde koşul varsa o zaman olduğumuz yerde kalırız.⁣ işte kediler de bize koşulsuz sevgiyi anlatır. Yemek verene gitmezler, onunla oynamak isteyene gitmezler çünkü kedilerde koşul yoktur.⁣ Kedilerle problemi olan kişiler ise genellikle gerçek duygularını bastıran sevmekten ve sevilmekten korkan insanlardır. Sevmek ve sevilmek istiyorsanız sizde koşulsuz bir şekilde bir kediye kalbinizi açın. Sevgi enerjinizle barışın.⁣ Bu yüzden spiritüel yola girmiş insanların kedisi var.⁣.